Çocuğun Yanında Okulu ve Öğretmenleri Eleştirmek Neden Sakıncalıdır?

Çocukların gelişiminde aile ve okul, birbirini tamamlayan iki temel yapı taşıdır. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar, dünyayı anlamlandırırken...

Çocuğun Yanında Okulu ve Öğretmenleri Eleştirmek Neden Sakıncalıdır?

Çocukların gelişiminde aile ve okul, birbirini tamamlayan iki temel yapı taşıdır. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar, dünyayı anlamlandırırken hem ebeveynlerini hem de öğretmenlerini güven duydukları yetişkinler olarak görürler. Bu nedenle anne-baba ile öğretmen arasında kurulan ilişki, çocuğun okula uyumunu ve eğitim sürecini doğrudan etkiler.

Zaman zaman veliler okul uygulamaları, öğretmen tutumları veya eğitim süreçleriyle ilgili memnuniyetsizlik yaşayabilirler. Bu son derece doğal bir durumdur. Ancak bu memnuniyetsizliğin çocukların yanında dile getirilmesi, fark edilenden çok daha büyük etkiler yaratabilmektedir.

Çocuklar Duyduklarından Daha Fazlasını Algılar

Okul öncesi dönemdeki çocuklar soyut düşünme becerileri henüz tam gelişmediği için yetişkinlerin konuşmalarını kendi bakış açılarıyla yorumlarlar.

Anne veya babasından;

  • “Öğretmenin hiçbir şey bilmiyor.”
  • “Bu okuldan hiç memnun değilim.”
  • “Okul zaten bir işe yaramıyor.”

gibi ifadeler duyan bir çocuk, bu sözleri eleştiri olarak değil, güvendiği insanların aslında güvenilir olmadığı şeklinde algılayabilir.

Çocuk gelişimi uzmanları, çocukların kendilerini güvende hissedebilmek için yaşamlarındaki önemli yetişkinler arasında tutarlılık görmek istediklerini belirtmektedir.

Güven Duygusunu Zedeleyebilir

Bağlanma kuramının öncülerinden olan psikiyatrist John Bowlby, çocukların sağlıklı gelişimleri için güvenilir ilişkilere ihtiyaç duyduklarını vurgulamaktadır.

Çocuk bir taraftan öğretmenine bağlanmaya çalışırken diğer taraftan ailesinden öğretmeni hakkında olumsuz mesajlar aldığında içsel bir çatışma yaşayabilir.

Bu durum;

  • Okula gitmek istememe,
  • Ayrılık kaygısında artış,
  • Öğretmene karşı mesafeli davranma,
  • Kurallara uyumda zorlanma

gibi sonuçlara yol açabilir.

Öğretmenin Otoritesini Değil, Rehberliğini Zayıflatır

Çocuklar davranışlarını büyük ölçüde çevrelerindeki yetişkinleri model alarak öğrenirler.

Ünlü psikolog Albert Bandura tarafından geliştirilen Sosyal Öğrenme Kuramı’na göre çocuklar yalnızca söylenenleri değil, yetişkinlerin davranışlarını ve tutumlarını da örnek alırlar.

Eğer çocuk sürekli olarak öğretmeni veya okul yönetimi hakkında küçümseyici ifadeler duyarsa zamanla şu düşünce gelişebilir:

“Annem ve babam öğretmenime saygı duymuyorsa, benim de kurallara uymam gerekmeyebilir.”

Bu durum çocuğun eğitim sürecine katılımını ve öğrenme motivasyonunu olumsuz etkileyebilir.

Çocuklarda Kaygı ve Belirsizlik Oluşturabilir

Araştırmalar, çocukların günlük yaşamlarında öngörülebilirlik ve tutarlılığa ihtiyaç duyduklarını göstermektedir.

Evde okul hakkında sürekli olumsuz konuşmaların yapılması;

  • Çocuğun okulda güvende olup olmadığı konusunda endişelenmesine,
  • Öğretmenine karşı şüphe geliştirmesine,
  • Kendisini iki taraf arasında kalmış hissetmesine

neden olabilir.

Özellikle 3-6 yaş döneminde çocuklar, yaşadıkları bu karmaşık duyguları ifade etmekte zorlanabilirler. Bunun yerine davranış değişiklikleri gösterebilirler.

Akademik Başarı ve Okula Aidiyet Duygusunu Etkileyebilir

Eğitim araştırmaları, ailelerin okul hakkındaki tutumlarının çocukların okula yönelik bakış açılarını doğrudan etkilediğini göstermektedir.

Aile-okul iş birliğinin güçlü olduğu durumlarda çocukların;

  • Okula uyumlarının daha yüksek olduğu,
  • Akademik başarılarının arttığı,
  • Sosyal becerilerinin daha güçlü geliştiği,
  • Problem davranışlarının daha az görüldüğü

tespit edilmiştir.

Harvard Üniversitesi Çocuk Gelişimi Merkezi’nin yayımladığı çalışmalar da çocukların gelişiminde yetişkinler arasındaki olumlu iş birliğinin koruyucu bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır.

Peki Sorunlar Nasıl Dile Getirilmeli?

Elbette velilerin okul ve eğitim süreciyle ilgili görüşlerini paylaşmaları son derece değerlidir.

Ancak uzmanlar bu görüşmelerin;

  • Çocuğun yanında yapılmamasını,
  • Doğrudan öğretmen veya okul yönetimiyle paylaşılmasını,
  • Çözüm odaklı bir iletişim dili kullanılmasını

önermektedir.

Bu yaklaşım hem çocuğun güven duygusunu korur hem de okul-aile iş birliğini güçlendirir.

Sağlıklı Bir Okul-Aile İletişimi Nasıl Kurulur?

Çocuğun eğitim sürecinden en yüksek verimin alınabilmesi için aile ve okul arasında karşılıklı saygıya dayalı bir iletişim kurulması önemlidir.

Sağlıklı bir iletişim için;

  • Sorunlar doğrudan ilgili kişilerle paylaşılmalı,
  • Varsayımlar yerine gözlemler konuşulmalı,
  • Çocuğun yanında olumsuz yorumlardan kaçınılmalı,
  • Çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmeli,
  • Öğretmen ve aile ortak hedef olarak çocuğun gelişimini merkeze almalıdır.

Bu yaklaşım çocukların kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı olur.

Sonuç

Çocuklar için okul yalnızca eğitim alınan bir yer değil, aynı zamanda güven ilişkilerinin kurulduğu önemli bir yaşam alanıdır. Öğretmenler ve aileler aynı takımın üyeleridir.

Çocuğun yanında okul veya eğitim personeli hakkında yapılan olumsuz yorumlar, farkında olmadan çocuğun güven duygusunu, okula aidiyetini ve öğrenme motivasyonunu zedeleyebilir.

Çocukların sağlıklı gelişimi için ailelerin ve eğitimcilerin birbirlerini destekleyen, saygılı ve çözüm odaklı bir iletişim kurmaları büyük önem taşımaktadır.

Çünkü çocuklar, kendileri için değerli olan yetişkinlerin birbirine güvendiğini gördüklerinde kendilerini daha güvende hisseder ve öğrenmeye daha açık hale gelirler.

Kaynaklar

  • Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development.
  • Bandura, A. (1977). Social Learning Theory.
  • Epstein, J. L. (2018). School, Family, and Community Partnerships.
  • Harvard Center on the Developing Child. Family-School Relationships and Child Development.
  • Pianta, R. C. (1999). Enhancing Relationships Between Children and Teachers.
  • Bronfenbrenner, U. (1979). The Ecology of Human Development.
Yukarı Kaydır scroll to top